gule

Koşarak yanına gittim, ellerim omuzlarına değdiğinde saçlarıyla birlikte döndü yüzünü yüzüme…

yapamıyorum dedim, olmuyor, bir kere bile bakmıyorsun bana, değmiyor kelimelerin defterlerime…

yapamıyorum dedim, uzun zaman oldu…aklımda kalmışlığın kadarsın, öyle yarım yamalak ne söyleyeceğini bilemeyen kara gözlü kadın…küçücük bir fotoğraf karesi kadar aklımdasın, saçlarını rüzgara bırakmış öyle denize bakarken…aklımda kalmışlığın kadar uzaksın ve özledim seni, yollarca uzaklardan pencereden bakanın özlemiyle özledim…

Dedim…

Yalnızlığım kadar içimdeyken paylaşamamak kadar gücüme gitmektesin…bu, nasıl bir kayboluştur anlatamıyorum ve izin de vermiyorsun anlatmama, paylaşmak ateşle sınanıyor düşlerimde bile…düşlerimde bile özlüyorum seni saçların kapkara, tıpkı benimkiler gibi gözlerin var, büyükler ve hep uzağa bakıyorlar en uzağa bakıyorlar…

Bunları söyledim ona…

Ona yalnızlığım kadar içimdesin

dedim…

Yapamıyorum, izin vermiyorsun

dedim…

Gelmiyorsun günlerime- gecelerime en çok -uğramıyorsun ki alayım kalemi elime…Unuttum artık her şeyi, nerede başlayacağını cümlenin fakat biliyorum biteceği yeri…Bitişler hep acıdır, acıtır ister iste ister isteme…Çok acıtır ve acımaktan yürüyemiyorum artık peşinden…Elimi uzatsam omzuna değecek elim ki uzanamıyorum acıyorum…ellerini uzat, ellerini uzat bana kelimelerimin prensesi…

Dedim ona…

Ardına bile bakmadan koştu, denize doğru mu, dağlara doğru mu yollara mı yoksa…gitti bilmiyorum…Gittiği yerin bilinmeyişi kadar kemiriyor uykularımı, uykusuzluklarımı…gecelerimi, gündüzlerimi…

“Sen ey kelimelerimin prensesi, ismini söyleseydin bari…”

5 yorum:

güvercin postası dedi ki...

bir ben,
bir asme,
bir parça uzak
hangi yanyanalığımızın türküsünde unutmuştuk şehri kim bilir

hani kırlangıç günlerimizde
göklerin maviliğini makaslayan
çatal kuyruk hecelerle koştuğumuz günleri yaşadığımız o şehir sabahlarında..

çoçuk yüzlüm
gök yüzlüm
rüzgar yüzlüm
sevda yüzlüm
can yüzlüm


bizim şehrimizde kim kimi anımsasa
bilirsin hep yağmur yağardı
bir aşkın nar çoğulu ekşisi günlerimize


sevdayla kal asme,öpüyorum gözlerinin karasını

TEmel

güvercin postası dedi ki...

http://www.youtube.com/watch?v=xVrW_8zXxGI

Cihan Ülsen dedi ki...

sessizlik iki kelime,
bu şehirde.
daha çocuktuk,
cümle yoksunuyduk...
değmez sandık.
olsa olsa biraz ürperti, yüreğimizde, hissedeceğimiz. bilemedik.
darmadağın olduğumuzda...

Yine ( DE )kalmayacak
BİLİYORUM.

Muhabbetlerimle Dost...

güvercin postası dedi ki...

SARIL BANA


Bu yaşa geldim içimde bir çocuk hâlâ
Sevgiler bekliyor sürekli senden.
İnsanın bir yanı nedense hep eksik
Ve o eksiği tamamlayayım derken,
Var olan aşınıyor azar azar zamanla.

Anamın bıraktığı yerden sarıl bana.

Anılarım kar topluyor inceden,
Bir yorgan gibi geçmişimin üstüne.
Ama yine de unutuş değil bu,
Sızlatıyor sensizliği tersine.
Senin kim olduğunu bile bilmezken.

Sevgiden caydığım yerde darıl bana.






Metin ALTIOK

Adsız dedi ki...

Kış ağırdı bu sene... Hiç olmadığı kadar soğuk, yalnızca bana öyle gelmişti! Herkese sıcaklığını yaşatan güneş kendini benden esirgemiş, ceza olarak gölge krallarını yollamıştı...

Bakındım etrafıma...
Sen vardın kelimelerim, cümlelerim, ve hatta şiirlerim senliydi...
Bir ismin ya da cismin yoktu...
Sendin, sen benimdin, ben ise senden ibarettim...
Söyledim sana şiirler, şarkılar söyledim...
Anlattım içimde sensiz yıllardan sana kalan birikmiş o büyük hasreti...

Gittin...
Yolların o büyük gölgelerinde kayboldun
Ve
Ve ben seni bu yolda kaybettim,
Bir daha seni göremeyceğimi bilerekten izin verdim gitmene
Bir dur bile demedim
Bilirim ki acı benim
Ve ben çekmeliyim
Seni aydınlığından alıp kendime, kendi karanlığıma hapis etmemeliyim...

´´Gitmeden yüzünü gösterseydin bari... Hayalimde ki ışık yetmez bana bundan gayri... Bilirim hayal prensesi bir gün gelir görürsün yine beni...´´

Öyle karanlığın içinden...

ChitLembik