ve işte şimdi kalkıver de yerinden
hatırına geldiğim her saniye için hesap ver,
susuşun ağıtıdır habersizlikten ölmüş
sevgililerin…
Saçlarımın uzunluğundan göremez oldum 10 adımdan ötesini ve saçlarım özlediğinden seni en çok uzuyor deli gibi, ve deli aslında çook göreceli bir sıfattır, deli denilebilir bir saçları uzayana özlemden ya da bir sessize, gündüzleri süs yapan gecelerine;
ve asıl güzellik gecededir;
gündüzler ancak süsü olabilir,
bağrına yara bere açarak astığı yıldızlarla
parıldayan gecenin… ve susuşun
deliliğinin sebebidir habersiz geçen akşamların…
gündüzlerse düşünebileceğin en son kırmızılıkla ışıklarıma süzülüyor, günlerden en çok pazarken şimdi…ne kalkılabilir yataktan, ne de dışarıdan eve dönmek istersin, denize bakan bir yerde saatlerce denizi izledikten sonra…düşünebileceğin en kan kırmızıda ışıklarıma sızıveriyor kırmızının bütün tonları;
ve kırmızı aslında çok ölümcül bir renktir,
duyumsadığında…
ortasında dikenler bitmiş bir bahçede
gülün gül rengini sevemiyorken diken görmekten
susuşun hep diken batacak yanıdır gül tutan ellerimin…
"giderdi su
giderdi orman
giderdi toprak,
kalırdı yok..."
kalırdı yok...
