Bazen…
Öyle güçlü kırılırsın ki…
Öyle güçlü…
Önünde hiçbir kelime duramaz, devrilir…
İşte güçlü kırgınlıklarım var…üşümüş…hiçbir şeyin üstünü örtemeyeceği…
dem
Gittin…
…
..
.
Gittiğin yerde boy verdi tenhalıklar
avuçlarını yağmura açmış bir çocuktum
telaşlandım, düştüm gündüzlerce…
Oysa…
Yaz günlerinin güneşi miydin de sen bilmedim? Bilmedim, dağlarca içime dolan bu güneşin sen ısıttığını… Oysa… Sen güneşi miydin kışların beyazlarca eridiğim uğruna…Pak temiz ölebileceğim…Baharlarca açan çiçekler miydin de görmedim? Karanlıktı, geceydi…Kopardılar…
Öldün…
…
..
.
Gittin…
…
..
.
Annemin nefesi kadar yıl geçmiş sanki bileli seni
Öyle eski, öyle sevgi kokuyorsun burnuma
öyle ki…gittiğin gidemediğindir…
Oysa…
Denizler…Denizlerce oynuyordu çocuklar hayatı…Oynuyordum sokakta,vakit erkendi…Annem çağırıyordu…Hep o yürümeyi bilmeyen kız çocuğu…Dizleri yara bere…O akan kan ki, hatırlatır erken eve çağırılışlarımın acemi düşüşlerini…Oysa…Erken çağırılışım mıydın da oyundan bilmedim…Kaçıp saklanamadığım…
“Önüm arkam sağım solum so-be-dir
Saklanmayan e-be-dir !”
…
..
.
Gittin…
…
..
.
Kendime iyi baktım…
İkiyle çarptım geceleri
Gündüzleri çıkardım…
İyi baktım kendime… gecelerce…
Gecelerce
hoşçakaldım...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
