Hiçbir yere ve hiç kimseye ait değilim, hiçbir yüze bakmıyorum ve tutmuyorum aslında ellerini insanların tokalaştığımda, hiçbir şey duymuyorum ve görmüyorum hiçbir gözü bana bakan ve hissedemiyorum en çok…hissizleştim ve hiç bu kadar hissizleşmemiştim...Nasıl olur da en küçük kırıntı bile kaybolur içimde diye düşünüyorum yaşamaya dair, nasıl olur da kaybederim bu hissi..Diyorum ve çarpıyorum duvarlarına odanın, bir acı yok…bir incinme bir sızı yok…Ve yokum…
Bazı şarkıları dinleyemiyorum…gözlerinin ve aslında gözlerimin içine baka baka…gizlisinde odaların, köşelerde, en geç vaktinde günlerin dolduruyorum içime ezgilerini, seviyorum çünkü gözlerine bakamasam da, o şarkıları…Ve bu gizli saklı yaşamak iki yüzlü yapıyor beni, utanmadan ikiyüzlü bakışlar atıyorum ve aslında utanamıyorum, en çok ta konuşamıyorum…
Razı…”Razı gelme hiçbir sessizliğe…Seni seviyorum biliyorsun”…*
*c.s.

6 yorum:
iki diyorum
üç diyorum
göğe bakıyorum
asme takılıyor 'ses' tellerime
konuşamıyorum.
her sabah yeniden
beklemeye koyuluyorum akşamı
çölün yüreğinde yeşeren bir vaha oluyor adın
neden bilmem ama yazdım işte
şiir olmasın ama asla
:)
*c.s.
Ne anlamalıyım bundan =)
Bir orda bir burda ama hep senin yanında...
Söz,utancından çıkmaz bir vaziyette ahval biriktirirken çıkınında, olur olmaz sessizliklerde peyda olmak da bize düştü, hep... Halin vaziyeti bu kadar ulu ve de ortada iken aslında bir dizeye sokulmaktan başka çare gelmiyor. Çaresizlik mi? Değil tabi... İki tan arası fecr... Olsa Olsa...
Demem o ki Mor Şapkalı Güzel Dostum, bu saatten sonra bir dize de benden gelsin sana, paylaşır belki seninle ekmeği, suyu, soğanı, şarabı ve sessizliği...
"
sen sussan da susmasan da bir
tutup tutuştuğun hayale
ağırdan iri güller ve lale
düşer düştüğün melale
ve hüznü yeniden okumak
için bir kitap olur dünya
ve her şiir boydanboya
bir ıssızlıktır artık
dizelerse giderek daha tenha*
"
Muhabbetlerim kapında her dem, biliyorsun....
*H.Yavuz
Mor Şapkalı Kız'a Mektuplar - 14
sessizlik aslında iki kelimedir
hiçbir yere uzanmaz gölgesi.
muhayyile şirazın gölgesinde
kan pompalar güllerin dirilişine.
yağmurlar, sicim
tanımlar, yoksun
ama iki kelimedir hepi topu, sessizlik.
sessizlik en çok balkonlarda
aparan çocuk suretinde.
seyrek oyunların ebeli kısmı
bütün ömre yazdırır ya kendini
dirilmek işte mucize bu fasılda,
bulayan bir çağda
diri ama bir o kadar kemik kıvamında.
sessizlik iki kelime, bu şehirde
daha çocuktuk, cümle yoksunuyduk.
suya düşen ibretlik : mugayir gülüş.
yoksunlukları savurur cezr,
cümlesine yüklem olamamış öksüzlüklere
kıyıda köşede kalmanın tarifi : MED…
ömre boydan boya çizilen teyel.
hepi topu iki kelime, sessizlik
nümayiş zengini balkonlarda.
zorlar, ahkamından eksik etmeden
virtüöz suratlı günler.
ihtimal sadece ama sadece
güzel bir anı
tokmakla dövülen bu sahada.
iki kelimeden ibaret sessizlik,
şehre bakan çocuk balkonlarında.
Bu seferde bir şiirde hayat buldu söyleyeceklerim. Aidiyet üzerine yazmak isterken sessizliğin kıyısında demlenmişim, bunu anladım. Ait olamama ile ilgili tüm varsayımların kökeninde başka bir şey olmasa gerek. Yoksa muhakkak başka surette can bulurdum. Şimdi söylenmesi gerekenin ne olduğunu sana bırakıyorum. Belki bu hengamede bir sözcüğün okkasında, tartının nirengi noktası oluverir.
Muhabbetlerimi kapına bırakıyorum Dost. İyi bak kendine, hep...
*Uzun bir aradan sonra yedi tepeli şehrimde olacağım Güzel Dostum... Belki çay içerken sahilimde, göz göze geliriz de, anlatır tüm olan biteni dalga boyu bu şehir...
ömrümüze gömülmüş, şu gümüşten günlerde
hiçbir çoğul eki azaltamazdı yalnızlığımızı
zencefil kokulu yeminlerine sığınırdık şarkın.
su-sar
yağmura inanır
bir şairin sessizliğinde ölürdük
iyi kal mayısın kızı asme
bir ben daha..
bir yerlerde bir ben..
hikayeye nokta koyamadığımız da öLdürüyor bizi her yaşanan..
farketmiyoruz,
önce hislerimizi çalıyorlar..
önce bir duvara benzetiyorlar..
yıkmak kolay sonra,parçalara ayırmak..
ve her kavuşamamayı bize aşk diye yutturuyorlar..
Yorum Gönder