Mart 8




edî bes e*


barış olsun!







*artık yeter.

3 yorum:

güvercin postası dedi ki...

sosyalizm olmadan barış nasıl olsun asme
can asme
rüzgar yüzlü asme
elif elif esme



dip not:

her gün diğerinden derin geliyor sana
aşk, ince bi sessizlik gözünden sarkıttığın karanlığa
olmak mı olmamak mı
şu incir ağacının düşü o da belli değil hala..

mutluluk acemi bi çocuk
bi yaprağın yeşili
dalında serçe
yuvasında üç yavru kedi
...
mutluluk biraz sen
biraz öteki yanı aynanın

t.kurt

Cihan Ülsen dedi ki...

her yanım kırılmış desem...

her yanım kırılmış derim.
başka türlüsüne de elim gitmez zaten.
kaymaz gönlüm, olsa da milyon değerinde mutluluk…
desen kırılmışım,
ay tutuldu derim, gecenin bir vakti.
yoksa nasıl izaha giderim boynu bükük halde.
işte o vakit, tüm ışıltısı ile günün ikindi vaktine de ömür törpüsü der, geçerim.
aldırmam o zaman tanımlamalara.
zamir yoksunu olur cümlelerim.
tüm gökkube altındaki imla kılavuzlarını bir kibrit çöpüne kurban veririm de
yine kar etmez.

her yanım kırılmış desem...

zamanın kollarında ciddi bir mekan sıkıntısına teşne olurum.
yoksunluk sözcüğünü kendimden biri beller
unutulanlara olan toptan sevgimi ise
perakende fiyatına alıcısına takdim ederim.

desen kırılmışım,
ölen şairlerden dizeler okurum sana
okurum, akan geceye, giden güne karşı.
sebebini soranlara çokça cevabımın olmasına karşın
suskunluğuma sığınırım.
bir nişanda ben takarım kendime.
Sonra gelirim yanına
olmayan, beşeri aklın almadığı bir zaman aralığında
bende kırılırım, sormadan…

kelimelerimi kaybetmişim, desen…

kelimelerim, kelimelerindir derim.
uzarım sonsuzluğa.
müdavim olduğum şehrimin
tüm caddelerine, sokaklarına, çıkmazlarına seslenirim.
dile gelirler sonra.
ehil oluruz hep beraber, onca kaybetmişliğimize rağmen.
ödünç vermez kimse bu şehirde, verilmesi gerekeni
sade verirler, kendinden olan parçalarına.
bir tamamlama serüveni nihayetinde
sorgunun olmadığı
vebalin taşınmadığı.
günahın soluklan(a)madığı.

desen ki, kaybetmişim
kabul etmem, edemem.
nihayete ermedikçe bu öykü
hiçbir kaçaklığın hüviyetine el koymam.
sadece, seslenirim sana Dost
kelimelerim kelimelerindir.
yaran, benim…

özlemişem seni.. desen..

bende, derim Dost
bende özlemişem..

ve bir şiir gelir, aklıma.
aslında hep orda olmamız gerektiği mekan üzerine
dillendiririm, çabuk gelesin diye :

Hep bir Meksika sınırım olsun isterdim,
alamancı komşumuzun siyah beyaz tevesinde
kovboylar hep Meksika sınırına giderdi
kimse dokunamazdı sınırı geçtiler mi
Meksika sınırı isterdim en sevdiğim şairlere
hep hapiste olurlardı nedense

Camimizin imamı
edebiyat öğretmeni
Meksika sınırımız olmadığından belki
ortasında dururlardıen canalıcı lafın
bir damar kabarırdı cümlelerinde
meksika sınırı olsaydı Türkiyem'in
ondokuz yaşımda sevdiğim kızla
atlar geçerdim sınırı kimse dokunamazdı
yerine Gayrettepe'de dayaklar yedim
günlerce uyutmadılar siyasi şubede

ŞimdiMeksika sınırına iki saat mesafede
tekrarlayıp duruyorum kendi kendime
bir Meksika sınırı lazım her memlekete
Meksika'nın kendisine de*

Oradasın sen. Yeditepeli şehrimde.
Buradayım ben, bekir’in konakladığı, şehrinde.
Suret yoksunu bir ömür üzerine
Ehil adımlarla muhabbetgahımızda
Ama eksik ama kayıp
Çoğalıyoruz her sözcükte.
Anlam, sade bu imlada
Göçebeliğimiz bu minvalde konaklamadı asla
Başka mevzuların çocuklarıyız.
Ondan mor şapkalı güzel dostum
Kelamına ehil, başka gün dönemlerimiz de olacak, muhakkak.

İyi bakasın kendine Dost…
Muhabbetlerimle….

güvercin postası dedi ki...

21 mart bünya ırkçılıkla mücadele bünü
21 mart bahar bayramı
21 mart dünya şiir günü
aşağıdaki şiir bu sayfanın gülen çocuğuna hediyemdir

:)

aşk biraz mavi
biraz uzaktır
bir o kadarda ürkek hani

:)

allah ve çocuk salıncağı kim bilir


t.kurt