Ne vakit kirlendiğini düşünsem ellerimin, avuçlarıma sürerim yalnızlığımı, o büyüktür, görebildiğim en büyük uçurum…
kirli akar ırmakları sensizliğin...
sarin
Hiçbir yere ve hiç kimseye ait değilim, hiçbir yüze bakmıyorum ve tutmuyorum aslında ellerini insanların tokalaştığımda, hiçbir şey duymuyorum ve görmüyorum hiçbir gözü bana bakan ve hissedemiyorum en çok…hissizleştim ve hiç bu kadar hissizleşmemiştim...Nasıl olur da en küçük kırıntı bile kaybolur içimde diye düşünüyorum yaşamaya dair, nasıl olur da kaybederim bu hissi..Diyorum ve çarpıyorum duvarlarına odanın, bir acı yok…bir incinme bir sızı yok…Ve yokum…
Bazı şarkıları dinleyemiyorum…gözlerinin ve aslında gözlerimin içine baka baka…gizlisinde odaların, köşelerde, en geç vaktinde günlerin dolduruyorum içime ezgilerini, seviyorum çünkü gözlerine bakamasam da, o şarkıları…Ve bu gizli saklı yaşamak iki yüzlü yapıyor beni, utanmadan ikiyüzlü bakışlar atıyorum ve aslında utanamıyorum, en çok ta konuşamıyorum…
Razı…”Razı gelme hiçbir sessizliğe…Seni seviyorum biliyorsun”…*
*c.s.
