Gözlerinin rengi yok...

Gözlerinin rengi yok...yoksa umut mu dersin...***en çok
bu kelime mi yakışır gözlerinin rengine -ki tüm bu
yokluklarımı da isimlendireceksin bil-
iyorum...Kendimden beklemediğim kadar umutla
bekliyorum...

...

Bir çok renk geldi aklıma umut için, bir sürü renk isim bulmuş
bulmamış -ki bazı renkler vardır bilirsin isimsizdir, ararsın durmadan,
ararsın...Ömrünün en verimli çağları bu arayışın içinde kaybolur gider
ve düşün ki bu nasıl bir kayboluş-
tur, hiçbir şey bu kadar kayıp olmamış, böyle bulunmamasına....
ve düşün ki, arıyorken kaybolmak...ve kaybolmuşken hala arıyor olmak...
nasıl ufak ufak eritir...aradığını bile unutursun, bırak bir kenara neyi ara-
dığını...

Bilinmeyeni ve bulunmayacak olanı aramanın verdiği o yaman umut
suzluk hissi...Hayır,
bunu demiyordum ben...Ben umuda bir renk arıyordum ve evet saçmalıktı,
ben
çoğu zaman saçmalardım evet...ve
evet...bir yokluğu arıyor olmak koskoca bir saçmalıktı...


...

İşte...
O ve ben arıyorduk, bekliyorduk o ve
ben...ki bir bakış gelsin dönmesin dünya dursun yanında, bir
bakış...irkileyim...ve aslında şaşkınlık olsun bu eylemin içinde...
beklemiyorduk, aramıyorduk kim demiş...
Bir bakış evet...aradığım renk...umut...yokluk...

...

Gözlerinin rengi yok...umut mu yoksa...
Ki umut ta bir renktir baktığında...Gelmiştir ve şaşırmışımdır...
ki aramıyordum da beklemiyordum da kim demiş...
şimdi...
Çıktın da geldin ya
gözlerinin rengi yok,
yoksa umut mu dersin...



***"Bir ihtimal daha var o da ölmek mi dersin"
Can Yücel den esinlenip...


04'02'08
okul

geçmiş.gitmiş.

odanın küçük penceresi...
benim odam değil ama,başka bir evin benimkine hiç benzemeyen penceresi...neresi bilmiyorum bu küçük izbe...ben hep böyle bir yerde yaşamak isterdim..kimsenin olmadığı bir semtinde İstanbul'un,kimsenin gelmediği,gelmek istemediği... Ben hep böyle sessiz olmak isterdim...kimsenin sesimi duymadığı,tek bir kelimemi bile duyamayacağı kadar sessiz...bu oda,bu ev,ufak bir ayna duvarda...bak işte ne kadar da bana benziyor şu çocuk...masmavi gözleri var...benim kahverengi...ben hiç mavi gözlerim olsun istemedim...ben hep mavi bakmayı istedim..."ben,hiç,mavi,istedim.."

İstanbul'un kirli sokaklarında,küçücük pencereli bir izbede,kimsenin uğramadığı,uğramak istemediği,uğrayanların isteyerek uğramadığı bir semtte akordu bozuk bir bağlamadan çok sevdiğim bir türkü dinliyorum...akşamdan sabaha kadar...





***"-Şu dünyanın bütün kürekleri ve süpürgeleri gelse bu İstanbul'un pisliğini temizleyemez,dedi adam...
-gerçekten mi,mehmet amca,dedi çocuk...
-gerçekten,dedi adam...
ve o günden sonra gördüğü her küreği çaldı çocuk...çaldı,sakladı..."



***bir küçük bulut tan..